Başkanın Mesajı

Değerli Satınalma Profesyonelleri ve Yöneticileri;

 

Bilindiği üzere kar marjlarının azalması, fiyatların piyasa veya müşteriler tarafından belirlenmeye başlaması ile şirketlerde

Satınalma fonksiyonunun önemi de giderek artmaya başladı. Uzun vadede en ucuz fiyatı yakalayabilen ve bunu rakiplerinden

daha ucuza elde edebilen satınalma birimleri, şirketlerinin rakiplerine göre önde olmasına büyük destek sağlıyor. Şirketlerin

ürettiği ürünlerin satış maliyetlerinin içinde satınalınan kalemlerin maliyetlerinin %70-%90 arasında değiştiği düşünülürse

satınalma fonksiyonunun ne denli büyük öneme sahip olduğu daha kolay anlaşılabiliyor.  Artık şirketler sadece pazarlama

ve/veya satış fonksiyonları ile rekabette öne geçemeyeceklerini görüyorlar ve satınalma fonksiyonlarına daha fazla yatırım

yapıyorlar.

 

Satınalma fonksiyonu, uzun vadede birim maliyetleri düşürmeye odaklanmış durumda. Dikkat edin! Kısa vadede demiyoruz.

Uzun vadedeki birim maliyeti şu şekilde hesaplıyoruz:

 

Uzun vadedeli birim maliyet = Kısa vadedeki birim maliyet (tedarikçinin fatura fiyatı + nakliyeler + sigortalar + diğer

operasyonel maliyetler) + Kalitesizlik Maliyeti.

 

Kalitesizlik maliyetini de ölçülebilir ve ölçülemez olarak ayırıyoruz. Üretim kaybı, hasar bedeli, kontrol gideri, çabuk yıpranma

bedeli ölçülebilir grupta olup kısa vadede hesaplanabilirken; müşteri kaybı, pazar kaybı, imaj kaybı, güven kaybı gibi

ölçülemez maliyetler ise şirketleri uzun vadede de etkileyebiliyor. Bu maliyetleri oluşturmadan ürünleri ve/veya hizmetleri

temin etmeye çalışan Satınalma fonksiyonunun ne derece büyük bir sorumluluk aldığı açıkça görülebiliyor.

“Doğru Fiyat” olarak ta ifade ettiğimiz uzun vadedeki en ucuz fiyata ulaşmak kolay değil tabii ki. Doğru Fiyat Yol Haritasına

baktığımızda; Doğru Fiyat’a giden yolun Doğru Malzeme/Hizmet, Doğru Üretim Yöntemi/Teknoloji ve Doğru Tedarikçi

kriterlerinin yerine getirilmesi gibi zorlu ve uzun vadeli süreçlerden geçmesi gerekiyor.

 

Tüm bunları başarmak için şirketlerde güçlü bir SATINALMA fonksiyonu yaratmak gerekiyor.  Güçlü bir satınalma fonksiyonu

yaratmanın adımlarını şu şekilde sıralayabiliriz :

 

  • Satınalma Vizyonunun Şirketin Ana Vizyonuna Uygun Hale Getirilmesi

Satınalma vizyonu, şirketin ana vizyonu ile paralel olmalıdır. Örneği; şirketiniz, dünyada sektöründeki ilk 5 firma

arasında olmak istiyorsa, satınalma’nın sadece yerel fonksiyonları değil global fonksiyonlarının da oluşturularak,

global rekabete uygun hale getirilmesi gerekiyor.

 

  • Stratejik Satınalma Anlayışının Oluşturulması

Türkiye’de birçok firmada gördüğümüz en büyük problemlerden birisi : Eskiden kalma satınalma dediğimiz klasik

satınalma anlayışı ile günümüz koşullarında rekabet etmek. Günümüzde; talep geldikten sonra süreci başlatan, en az

üç alternatif alarak doğru fiyatı yakaladığını düşünen, talebin onaylarının peşinde koşan, tedarikçiye sipariş açan,

siparişi takip eden, gerekirse kendi temin eden, kesintisiz tedarik anlayışı ile günü kurtarmayan çalışan “Klasik

Satınalma”; yerini talebi önceden gören, doğru fiyatı stratejileri ile yöneten, bütçelerin yürütüldüğü, siparişi ihtiyaç

noktalarında kaydırarak kontrolü sağlayan, doğru tedarikçiyi seçen, koruyan, geliştiren ve işbirliği çalışmaları ile

şirketine fayda sağlayan, anahtar tedarikçileri ile tüm koşulları belirleyici sözleşmeler yapan, tüm bunları sistematik

olarak ERP üzerinde yürütebilen, sürdürülebilir satınalma anlayışı ile geleceği kurtadan bir “Stratejik Satınalma”ya

bırakmak durumundadır.

 

  • Satınalma Organizasyonunun ve Ekibinin Düzenlenmesi

Şirketler öncelikle Satınalma bölümünü şirket içinde doğru yere koymalıdırlar. Aksi halde, strateji üreteren bir

satınalma yerine; (üretim bölümünün altındaki bir satınalma bölümü için) hizmetçilik eden; (finans bölümünün

altındaki bir satınalma bölümü için) para harcayan; (tedarik zincirinin altındaki bir satınalma için) günü kurtarmaya

çalışan satınalma haline gelinir ki böyle ortamlarda zaten satınalmanın varlığından bahsedilemez. Bu sebeple güçlü

bir satınalma için Satınalma Bölümü, Genel Müdür gibi üst pozisyonlara bağlanarak, diğer bölümler ile eşit seviyeye

getirilmelidir.

İkinci olarak; satınalmanın kendi içindeki organizasyonun tüm bu beklentileri karşılayacak hale getirilmesi

gerekmektedir. Günümüzde Türkiye’de malzeme planlamanın ve tedarik operasyonlarının satınalmanın bünyesinde

yürütülmeye devam etmesi görülen en büyük hatalardandır. Bu fonksiyonları ayıramayan şirketlerin bir karmaşıklık

içinde uğraşarak günü kurtarmaya odaklandıklarını görüyoruz.

Üçüncü olarak; belirlenen doğru organizasyon şemasındaki pozisyonlar için doğru ekibin oluşturulması gerekiyor.

Doğal olarak günümüz satınalma profesyonellerinin eski yıllardaki gibi elinde bir kağıt ile talepleri toplayıp, bu

talepleri temin eden satınalmacılardan farklı olarak tüm bu fonksiyonları yerine getirebilecek şekilde vizyonel,

araştırmacı, global, sürekli gelişen ve geliştiren, iletişim kabiliyeti yüksek, yaratıcı, gelişmeleri takip eden, sistematik,

müzakereci, fiyatları ve tedarikçileri yönetebilen, etik  özelliklere sahip ve mükemmelliği hedefleyen profesyoneller

olması gerekmektedir.

 

Sağladıkları maliyet tasarrufları ile şirketlerin karlılıklarına destek olan Satınalma Bölümleri gelecekte teknolojiyi çok daha

iyi kullanabilen, mobil hareket edebilen, daha fazla sürdürülebilir satınalma stratejileri üreten ve uygulayan iş birimleri

olarak şirketleri için önemli bir bölüm olmaya devam edeceklerdir. TÜSAYDER Satınalma Profesyonelleri ve Yöneticileri

Derneği olarak “Satınalma Meslek Standartlarının Oluşturulması”, “Satınalma Profesyonelleri Arasında Bilgi Paylaşımı

Sağlanması”, “Sürdürülebilir Satınalma Çalışmalarının Yürütülmesi” ilkeleri ile Satınalma Mesleğinin Saygınlığını ve

Satınalma Bölümünün Önemini arttırmaya devam edeceğiz.

 

Selamlarım ve Saygılarımla,

Gürkan Hüryılmaz

 

TÜSAYDER Yönetim Kurulu Başkanı

gurkan.huryilmaz@tusayder.org